isveçteki ilk üç günün özeti
Erasmus ile ikinci dönem lisnas eğitimi görmek için İsveç'e geleli tamı tamına 5 gece 6 gün oldu, heyyhat nasıl da geçiyor zaman
Gerçi ilk günün zorluğunu,stresini hiç unutmayacağım sanırım. İlk 6 günün özeti şöyle 
1. Gün
Aslında buna birinci gece demek daha doğru olur. 13:50 de Türkiye'den Thy'nın Stockholm uçağına bindim yaklaşık 3 buçuk saat sonra Stockholm Arlanda Havalimanı'ndaydım. Etraf karlı, soğuk ve karanlık. Havalimanı'nda pasaporttan geçerken Stockholm Üniversitesinde master yapan bir Türk arkdaşlarla tanıştım. onunla tüm tren istasyonlarının buluştuğu Stockholm_c istasyonun gittim. gitmek için bindiğimiz tren 206Km/h 'yi buluyor ücreti 240 Sek ( 1 TL = 4.95 SEK). İstasyondan okuyacağım kampüsün bulunduğu Borlange şehri için tren bileti aldım tren bileti 176 SEK. Bu tren çok hızlı değil ama Türkiye'deki trenlerden daha konforlu. yaklaşık 22:05 sularında Borlange istasyonunda indim. Yer yurt bilmediğim için kalacağım otelin adresini soracağım fakat kimse yok. Dışarı çıktım, taksiler var var gideceğim adresi gösterdim adam orası uzak seni götüremem dedi. elindeki paramparça haritaya gideceğim yeri işaretleyip bana verdi. geri istasyona girdim. kimse varma diye olta atarken bir güvenlik görevlisi ile karşılaştım ona gideceğim adresi gösterdim. bana yolu tarif etti. sonra elimde valizim, omzumda neyim ve laptopla düştüm yola. biraz ilerledikten sonra yolu kaybettim, Borlange sokaklarında kayboldum her gördüğüm insana adresi sordum ve yaklaşık bir buçuk saat sonra yorgun bir vaziyette otele vardım. ama ne yazık ki otel kapalı. kapıda çaresiz beklerken istasyonda gördüğüm güvenlik görevlisi geldi. dışarıda kaldım dedim. anahtarım yok, gidecek başka yerim yok dedim. bir kaç yeri aradıktan sonra. yapacak bir şey yok dedi. paran varsa seni otele götüreyim dedi bir tanıdığım var dedi. mecbur gideceğim dedim, yoksa -24 derecede sabaha kadar donup ölürdüm herhalde
bindim arabaya, otele geldik kayıt formunu doldurum otelin ücretini ödeyeceğim üzerimde 300 küsür kron var otelin ücreti 645 kron atm kartımla ödeyeyim dedim. resepsiyondaki görevli deniyor olmuyor. hay Allah bu da nereden çıktı, güvenlik görevlisi beni atmden para çekmek için çarşıya götürdü 3 tane atm denedim ama nafile. Para çekemiyorum. Otele yakın bir yerde güenlik görevlisi beni bıraktı. Resepsiyona gittim. banka cüzdanımı gösterdim, atm kartıyla para çekemiyorum yarın bankadan bu hesap cüzdanı ile paramı çekerim. öderim dedim. tama dedi adam hesap cüzdanı ile kartımın fotokopisini çekti ve otelin 402 nolu odasına çıktım. O kadar yorgunum ki ne uyuyabiliyorum ne de duşa almak istiyor canım. sonra tvyi açıp biraz gezindikten sonra kapattım tv'yi. uyumaya zorladım kendimi.
2.gün
8.buçuk gibi kalktım yorgun bir vaziyette. duş aldım. 9 gibi kahvaltıya indim. self servis kahvaltıda menüdeki yemek kültürümüze en yakın olan salatalık, domates, tereyağ, kaşar peynire benzeyen incecik dilimlenmiş bir peynir, ekmek, çökeleğe benzeyen süt ürünü bir şey aldım. içecek olarak da meyve suyu. 9 buçuk gibi odama çıktım. üzerimi giyindim. resepsiyona uğrayıp kayıt için kalacağım yurda gideceğim sonra bankaya uğrayıp paranızı getireceğim dedim. adam tamam dedi. bereket versin ki yurdun resepsiyonu otele yakın ki kaybolma tehlikesi yaşamadım. sıra aldım kayıt için. içeri girdim. daha önceden bana verdikleri kayıt referans nosunu söyledim. kadın ne yazık ki yerimiz yok dedi. ee ne yapacağım dedim otelde kalırsam çok pahalı dedi. evet haklısınız dedi bayan ama maalesef yapacak bir şey yok dedi. ne zaman boşalır peki dedim. belli olmaz bir hafta, iki hafta belki bir ay alır dedi. umutlarım kırılmış bir şekilde oradan çıktım. sonra bankaya gittim. durumu anlattım görevli biz bir şey yapamayız dedi. Türkiye'deki bankayı aramanız gerekiyor dedi. demesine dedi ama Türkiye'yi arayamıyorum ki ben kontörüm kalmadı. umutsuz bir şekilde otele döndüm. durumu anlattım. Türkiye'yi arama gerekiyor dedim. resepsiyonist oteldeki telefonlar yurt dışı aramaya kapalı dedi. kendiniz bir şekilde aramanız gerekiyor dedi. bir kat daha depreşti umutsuzluğum. odaya çıktım düşün düşün sonra aklıma babamın kredi kartı bilgilerini vermek geldi. indim babama ait kredi kartın bilgilerini verdim ve tatadadam ödemeyi yaptım. üzerimden nasıl bir yük kalktı anlatamam. eşyalarımı aldığım gibi otelden ayrıldım. ve öğrencilerin kaldığı yurttan daha pahalı ama önceki otele daha göre ucuz olan yurda geldim. 4 günlük kayıt artı yatak örtüsü = 940 kron verdim. burada bir çinli kızla tanıştım saolsun benle çok ilgilendi. ailemi arayamıyorum dedim. telefonunu ödünç verdi bana. babamla görüştüm durumları anlattım. odama yerleştim ve erkenden yattım.
3. gün
9 gibi kalktım teyzemin yeme için koyduğu lahana sramasından atıştırıp okula gittim. uluslararası ilişkiler ofisine gittim. kaydımı yaptırdım. ders programına göre dersim vardı hemen derse gitmemi söyledi dedi kadın ama dersliğe geldiğimde hoca içeride kapı kapılı üsütüne üstelik kapı filmlerdeki igib kart geiçirip şifre girdikten sonra açılıyor. defter yok geri döndün kadına dediki defterim yok, hoca içeride ders işliyor kapı kapalı korkuyorum ne yapıcam dedim. beraber gidelim dedi. hocayla konuştu içeri girdim. bir sırya oturdum. içeride bir pakistanlı, bir uzak duğulu ve arkadma konuşmlarından türk olduğunu zannettiğim ama olamadığım üç kişi vardı. 15 dk sonra hoca ara verdi baktım arkadamki elemnlar türkçe konuşuyor ders çalışıyolar diye rahatsız etmek istemdim. 10 dk sonra hoca gerei geldi 12de yemek arası verdi. sınıftan çıkınca selam dedim. türk arkadaşlarla tanıştım.onlarla içince üzerimdeki gerginlik, stres biraz dahaazaldı. muhabbet ettik.hemşerilerimn adları Talat, Osman, Cemil, Harun. 1de geri derse girdik. 45dk sonra hoca ara verdi. sonra kart ve telefon kartı almaya gittik Harunla. objektife bak peynirr de flaş patlasın 2 dk bekle fotoğraflı öğreci kimlik kartım hazır, sim kartı da anın da aradım. ama burda türkiyedeki gibi telefon hattını alınca içinde kontör olmuyor. yüklemek grekiyor. tekrar ders ve yarım saat sonra hoca that's enough for today deiyp dersi bitirdi. okul çıkışında okulun yakınında olan alışverş merkezlerinin yerini öğrendim kupolen adında büyük bir alışveriş merkezi var. güzel bir yer. sonra şehir merkezineg gittik. Alaadin adında müslümanlar için yiyecek satan bir dükkana gittik. ardından buradaki öğrencilerin kaldığı yer olan Tunabygen'in ana ofisine gittik. sıra gelmiş mi diye ama ne yazık ki benden önce 13 kişi varmış. durumum anlatıp biraz ısrar ettim kalacak yer için ama nafile. elimiz boş çıktık ofisten. sonrasında değişik bir rotada Vandararheme(kaldığım hotel) nasıl gidilir onu öğrendim. Yolda bir amarikan pizzacısında pizza yedik.
devamı bir sonraki girdiye artık
:)







— 3 days 14 hours ago
— 13 weeks 5 days ago